Yetişkinlerde Şema Terapi Hangi Konularda Yardımcı Olur?
Yetişkinlerde şema terapi; tekrar eden ilişki döngüleri, değersizlik, yoğun öz-eleştiri ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarla çalışırken değerlendirilebilir.
Yazan: Klinik Psikolog Eda Umutlu Aydın·Son güncelleme:
Bazen güncel bir olayın yarattığı tepki, olayın kendisinden daha uzun sürer veya daha yoğun hissedilir. Benzer ilişkilerde aynı hayal kırıklığını yaşamak, başarıya rağmen yetersiz hissetmek ya da küçük bir eleştiriden sonra saatlerce kendini suçlamak buna örnek olabilir.
Şema terapi bu tür tekrarları bugünkü tetikleyici, erken dönem deneyimler, temel duygusal ihtiyaçlar ve kişinin geliştirdiği başa çıkma biçimleriyle birlikte ele alır. Yalnızca "Şu an ne hissediyorsunuz?" değil, "Bu duygu ne kadar tanıdık ve ortaya çıktığında kendinizi nasıl koruyorsunuz?" soruları da önem kazanır.
Şema terapi yetişkinlikteki tekrarları nasıl açıklar?
Yetişkinlikte yaşadığımız birçok zorluk yalnızca o ana ait değildir. Çocukluk ve ergenlik döneminde gelişen bazı duygusal kalıplar, bugün iş hayatında, yakın ilişkilerde ve kendilik algısında etkisini sürdürebilir.
Şema terapi bu kalıpları tanımaya, hangi durumlarda etkinleştiklerini görmeye ve otomatik başa çıkma tepkilerine alternatif geliştirmeye çalışır. Her tekrar eden sorun bir şema terapi çalışması gerektirmez; uygunluk klinik değerlendirmeyle belirlenir.
Hangi konularda yardımcı olabilir?
1. Tekrarlayan ilişki sorunları
Sürekli benzer kişilerle benzer sorunlar yaşamak, terk edilme korkusuyla hareket etmek, fazla verip az almak ya da yakınlık kurunca geri çekilmek çoğu zaman sadece "yanlış kişi seçmekle" açıklanamaz. Bazen kişi çok tanıdık gelen bir duygunun peşinden gider; incinse bile bildiği ilişki biçimini tekrar eder.
Şema terapide bu döngünün tetikleyicileri, kişide uyandırdığı temel duygu ve yakınlığı korumak veya uzaklaştırmak için verilen tepkiler incelenir. Amaç ilişkiyi tek bir nedene indirgemek değil, tekrar eden parçaları daha görünür hale getirmektir.
Bu başlıkla ilgili daha ayrıntılı bir örnek için ilişkilerde tekrarlayan sorunlar yazısına da bakabilirsiniz.
2. Değersizlik ve yetersizlik duygusu
Bazı insanlar dışarıdan başarılı görünse de iç dünyasında sürekli eksik, kusurlu ya da yetersiz hisseder. Övgü alsa bile buna tam inanamaz. Bir hata yaptığında ise sanki bütün benliği yetersizmiş gibi hissedebilir.
Bu duygu çoğu zaman mantıkla kolayca değişmez. Çünkü mesele sadece düşünce değildir; daha eski, daha yerleşik bir kendilik hissidir. Şema terapi, bu duygunun kökenini ve günlük yaşamdaki etkilerini ele almaya yardımcı olur.
3. Kronik anksiyete ve aşırı tetikte olma
Her an kötü bir şey olacakmış gibi yaşamak, rahatlayamamak, hata yapmaktan aşırı korkmak ya da sürekli güçlü kalmaya çalışmak bazı şemalarla ilişkili olabilir. Dışarıdan bakıldığında bu yalnızca kaygı gibi görünebilir; ama içeride çoğu zaman "Hata yaparsam eleştirilirim", "Kontrolü bırakırsam kötü bir şey olur" ya da "Gevşersem incinirim" gibi daha derin temalar vardır.
Bu durumlarda anksiyete yalnızca belirti düzeyinde değil, örüntü düzeyinde de ele alınabilir.
4. Yoğun suçluluk ve kendini ihmal etme
Kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak, sürekli başkalarını memnun etmeye çalışmak, hayır diyememek ya da sınır koyarken suçluluk duymak da şema terapide sık çalışılan başlıklardandır.
Bazı danışanlar için asıl zor olan üzülmek değil, kendine yer açmaktır. Şema terapi burada kişinin neden kendisini ikinci plana ittiğini, hangi korkularla hareket ettiğini ve daha sağlıklı sınırlar kurmanın neden bu kadar zor geldiğini anlamaya çalışır.
5. Yoğun öz-eleştiri ve mükemmeliyetçilik
Bazı insanlar dinlenirken bile suçluluk duyar. Bir işi iyi yapmış olsa bile içinden gelen ses "Daha iyisini yapmalıydın" der. Dışarıdan disiplin gibi görünen bu yapı, içeride oldukça yorucu olabilir.
Şema terapi bu acımasız iç sesi sadece susturmaya çalışmaz; onun nasıl oluştuğunu, neyi korumaya çalıştığını ve kişiyi nasıl tükettiğini anlamaya odaklanır.
6. Uzun süredir tekrar eden depresif örüntüler
Bazı kişiler için depresyon sadece dönemsel bir çökkünlük değildir. Daha çok yaşam boyu taşınan bir umutsuzluk, yalnızlık, yetersizlik ya da duygusal kopukluk hissiyle birlikte ilerler.
Böyle durumlarda bugünkü çökkünlüğe eşlik eden eski duygusal temalar da değerlendirmeye alınabilir. Depresyon belirtileri için psikiyatri değerlendirmesi veya farklı bir tedavi planı gerektiğinde şema terapi tek başına yeterli kabul edilmez.
Şema terapide neyi farklı ele alırız?
Şema terapi odaklı çalışan bir psikolog olarak benim için en önemli noktalardan biri, kişinin yaşadığı zorluğu sadece anlatması değil, o duygunun iç dünyadaki yerini de fark etmeye başlamasıdır. Bu süreçte yalnızca konuşmayız; bazen bir iç sesle, bazen incinmiş bir tarafla, bazen de yıllardır tekrar eden bir başa çıkma biçimiyle karşılaşırız.
Bu çalışma, "Ben neden böyleyim?" sorusunu değişmez bir kişilik özelliği gibi ele almak yerine, öğrenilmiş ve bugün de belirli koşullarda etkinleşen bir örüntü olarak incelemeyi sağlar.
Yetişkin şema terapi süreci nasıl hissedilir?
Süreç zaman zaman duygusal olarak yoğun olabilir. Yalnızca olayları anlatmak değil, bu olaylar sırasında ortaya çıkan duygularla seans içinde çalışmak da şema terapinin bir parçasıdır.
Tempo ve kullanılan teknikler danışanın ihtiyacına, güvenlik durumuna ve çalışma hedeflerine göre belirlenir. İmgeleme veya sandalye çalışması gibi yaşantısal teknikler önceden açıklanır; danışanın onayı ve hazırlığı gözetilir.
Sonuç
Yetişkinlerde şema terapi; ilişki örüntüleri, değersizlik, yoğun öz-eleştiri, sınır koyma güçlüğü ve tekrar eden duygusal temalar söz konusu olduğunda değerlendirilebilecek yaklaşımlardan biridir. Yaklaşımın uygun olup olmadığı, yalnızca bir belirti listesine bakılarak değil klinik görüşmeyle belirlenir.
Ankara'da yüz yüze veya online şema terapi çalışma çerçevem için Ankara şema terapi sayfasını inceleyebilirsiniz.
“Kendimi yetersiz hissediyorum; kendi ihtiyaçlarımı nasıl anlayabilirim?”
Bir olayla ilgili “Başaramadım” düşüncesinin bütün kendiliğinize yönelik bir yargıya dönüşüp dönüşmediğini konuşabiliriz. CCI özsaygı rehberi, olumsuz özdeğerlendirmeleri ve bunların inanç olarak ele alınmasını açıklar.
Kendinizi sürekli ikinci plana attığınız bir örnekte ne istediğiniz, neden vazgeçtiğiniz ve bunu söylemenin ne kadar zor olduğu değerlendirmeye konu olabilir. Duygusal ihtiyaçlar için herkese aynı listeyi uygulamak yerine sizin yaşantınızı anlamaya çalışırız. Yoğun iç eleştiri için mükemmeliyetçilik ve öz-eleştiri yazısına bakabilirsiniz.
Klinik Psikolog Eda Umutlu Aydın
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2018–2025 yılları arasında görev yaptım.Hacettepe Üniversitesi Klinik Psikoloji yüksek lisansını 2022 yılında tamamladım. ISST sertifikalı yetişkin standart düzey şema terapistim; bu yazının yazarı ve editörüyüm.
Eğitim ve deneyim bilgilerim